Yaratıcı yeniden kullanım: İleri dönüşüm

Yaratıcı yeniden kullanım: İleri dönüşüm

Atıkları azaltmak amacıyla eşyaları yeniden kullanılabilir hale getiren geri dönüşümü tamamlayıcı yöntemlerden biri de ileri dönüşüm… İleri dönüşüm kelime anlamıyla, yaratıcı yeniden kullanım olarak ifade ediliyor. İşte buna güzel bir örnek…

 

İngilizcesi ‘upsycling’ olan ileri dönüşüm, sözlüğe 1990’lı yıllarda girdi. Türk Dil Kurumunun sözlüğünde ise hala ileri dönüşüm kelimesi yok. Yani yeni bir tanım. Kelime yeni ama aslında uzun yılladır hayatımızın bir parçası. Var olan bir eşya ya da malzemenin işlevini değiştirip değerini artırmak… Tasarımcı ve sanatçı Pınar Akkurt Türkiye’nin öncü ileri dönüşümcülerinden. Biz de kendisini İstanbul’daki atölyesinde ziyaret ettik.

Teşvikiye’de eski bir apartman dairesine giriyoruz. Evin bir odası pet şişelerden meydana gelmiş heykeller, kavanoz kapaklarından örülmüş halılar, çöp kovalarından şapkalar, kutulardan sandalyelerle dolu. Gündelik hayatta görevini tamamladıktan sonra ‘atık’ ya da ‘çöp’ olarak adlandıracağımız pek çok malzeme, sanki bu odada yeniden işlevsellik kazanmış, hem de bu kez başka bir amaç uğruna varlıklarını sürdürüyorlar. Pet şişe olarak üretilen bir şişenin yeni misyonu vazo olabilir ya da bu pet şişe bir arabayı çekecek kadar kuvvetli bir plastik halata dönüşebilir. Sanki bu odada her şey, her şeye dönüşebilir…

İşte buna ileri dönüşüm deniyor. Sanatçı Pınar Akkurt atölyesinde yıllardır bu konu üzerine çalışıyor. "Dünyada tek atık çıkaran canlı, insan. Bunu öğrendiğimde bu atıklar derdim oldu" diyor. Pınar Akkurt’tan bireysel olarak herkesin yapabileceği ileri dönüşüm serüvenini dinledik.

Bize biraz kendinizden bahseder misiniz?

Sanatçı ve tasarımcıyım. Daha çok ileri dönüşümle ilgileniyorum. Hazır nesneler, atıklar, onları değiştirip dönüştürmek. Aslen Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Bölümünden mezun oldum. Uzun yıllar grafik tasarım yaptım. Bu atıkların aslında tekrar değerlendirilmesi, kullanılabilmesiyle ilgili temel bilgiler paylaşıyorum. Arada üniversitelerde ders veriyorum.

Geri dönüşümü sıkça duyuyoruz ama ileri dönüşüm çok kullanılan bir kavram değil. Arasındaki fark nedir?

Genelde bu geri dönüşümle karıştırılıyor. İkisinin de ana fikri atık çıkarmamak ve tekrar kullanıma sokmak. Geri dönüşümde tekrar ham maddeye çevriliyor ve ham madde olarak kullanılıyor. Mesela plastikten parçalanıyor, tekrar şişe yapılıyor. İleri dönüşümde işlevini değiştiriyorsunuz. Şişeyi saksıya çevirdiğinizde o değer kazanıyor ve atık çıkarmamış oluyorsunuz. İkisinin de özünde döngüsel olmaları var. Döngüsel ekonomiyle birlikte çıkan kavramlar.

Geri dönüşüm ilk çağlardan beri var. Metali eritiyor tekrar bir alete çeviriyor ya da ateş yakılıyor, küller bir şeyi dezenfekte etmek için kullanılıyor. Yani hiçbir şey çöpe gitmeyebilir aslında. Öyle bir anlayış vardı. Ama işte plastiğin icadı, endüstri devrimi, üretim şekillerinin değişmesi derken nesneler birikmeye başladı.

Atıklar küresel iklim krizinin temel nedenlerinden biri ve bu tek bir yöntemle çözülemeyecek kadar büyük bir problem. Şimdiye kadar dünyada plastiğin sadece yüzde 10’u geri dönüştürülmüş. Bunu düşündüğünüz zaman inanılmaz bir miktar var. Geri dönüşümde işin içine üretim süreçleri fabrikalar giriyor. Tekrar işlemek için enerji ve emek sarf ediliyor. Yani o kadar pratik ve ekonomik bir çözüm değil. İleri dönüşümse tek başına yeterli değil.

İleri dönüşüm serüveniniz nasıl başladı?

İleri dönüşüm kelimesini bilmiyordum. Bir lokantanın vitrinlerine heykeller yapmaya başladım. Ve o zaman lokantayla sokak arasında bağ kurmak için mutfak aletlerinden heykel yapmaya başladım. İşte sokaktan geçenler hemen anlıyor işte orada bir cezve var, çaydanlık var, kolay iletişim kurmak. Öyle bir niyetle başladı. Sürdürülebilir bir sistem yapmak üç boyutlu posterler gibi geliyordu. Hazır malzemeler nedir araştırdıkça daha sonra atık meselesini daha çok araştırmaya başladım. Ve dünyada tek atık çıkaran canlı insan. Bunu öğrendiğimde bu atıklar derdim oldu. Ondan sonra daha çok araştırmaya başladım. Plastiklerde bu atıklar çöpler, insanlar ne yapıyor, biz bu kadar nesneyi ne yapacağız gitgide daha çok derdim oldu.

Hayata genel bakış açım her şey başka bir şeye dönüştürülebilir. Etrafınızdaki nesneler de olabilir. Şapkadan lamba yapabilirsiniz, kasayı çevirip tabure yapabilirsiniz, raf yaparsınız. Ufacık bir şey de olur. Yani her şey her şeye dönüşebilir, ana fikir atık çıkarmamak. Gündelik herkesin hep gördüğü nesneleri değiştirip başka şeylere çeviriyorum. Ustalarla çalışıyorum. Demir ustasıyla da çalışıyorum, yorgancıyla da çalışıyorum.

Bu ‘dert’ sizi Türkiye’nin önde gelen ileri dönüşümcülerinden biri haline getirdi sanıyorum.

Soranlara ne yapıyorsun dediklerinde, bir ileri bir geri dönüşüm meselesi diyorum. Dünyadaki bütün plastik bardakları düşünün. Onlar bizden daha çok yaşayacaklar işte. Bin yıla kadar ömrü var ve gitgide parçalanarak yok olmuyor ve biz henüz bunun doğuracağı sonuçları bilmiyoruz. 1800’lerin sonu 1900’lerin başı plastik icat edilmiş. Daha 150 sene olmadı ama 7. kıta dediğimiz Pasifik Okyanusu’nda dolaşan kocaman bir atık yığını var. Bir kaya keşfedildi içinde plastik olan.

[[Pasifik Çöp Adası / Fotoğraf: Getty]]

İleri dönüşümü herkes yapabilir mi peki? İlerde daha çok rastlar mıyız ileri dönüşüm yapanlara?

Bir şeyi geri dönüştürme kutusuna attığınızda hemen insanlar çok kolay olduğunu zannediyor ama ayrıştırmak gerekiyor. Mesela bir şemsiye geri dönüştürülemiyor. Çünkü onun sapı farklı, mekanizması farklı, üstünde kumaşı var ve dönüşemiyor. Yağmurlu bir günde sokakta gördüğünüz şemsiyeleri düşünün. İnanılmaz bir miktar var.

İleri dönüşüm yeterli değil tek başına ama herkesin yapabileceği bir şey olduğunu gösteriyor, hatırlatıyor. Hayati bir şey olacak bence. Hepimizin ihtiyacı olan temel bilgilerden biri olduğunu düşünüyorum. Çöp çıkarmamak, eldekini kullanmak. Diyelim bir şampuan kullandınız onun şişesi kaldı. Onu çöpe atmak yerine şişeyi kullanabilirsiniz sadece keserek. Daha yaygınlaşacağını düşünüyorum, umuyorum öyle umuyorum. Üç yaşından 70 yaşına herkes bir şey yapabilir. Kim elinden ne geliyorsa, büyük ya da küçük fark etmez bir şey yapmamız gerekiyor çünkü, dert…