Seslerle deneyimin iki ucu: ASMR ve Mizofoni

Seslerle deneyimin iki ucu: ASMR ve Mizofoni

Giderek çılgınlaşan sosyal medyada karşılaştığımız trendlere artık şaşırmıyoruz. Mikrofona yakın çıkarılan seslerle rahatlamayı sağlayan ASMR’da bu trendlerden biri. Hatta bu durumun diğer ucunda da mizofoni bulunuyor.

Bazıları için tıkırdayan parmaklar ve yumuşak sesler beyin karıncalanması olarak tarif edilen şeyi tetikliyor. Bu durumda onların bedenlerinin gevşeyip kolay uyumalarını sağlıyor. Öte yandan da kimimizi de bu sesler rahatsız edip tiksinti duygusu oluşturuyor. İşte rahatlatan deneyime ASMR denirken, kişiyi rahatsız eden duruma Mizofoni deniyor.

Nedir bu ASMR?

Otonom duyusal meridyen tepkisi diğer adıyla ASMR (Autonomous sensory meridian response) son dönemlerde sosyal medyada oldukça ilgi gören bir trend. Farklı türde seslerin mikrofona yakın çıkarılmasıyla oluşan bu içerik türü, birçok dala ayrılıyor.

Araştırmalara göre insanlar özel olarak hazırlanan ASMR videolarını, rahatlama, uyumaya yardımcı olma ve stresle baş etmek amacıyla izliyorlar.

Doktor Poerio, çalışmaların, dinleyiciler üzerinde gerçekten rahatlatıcı bir etki bıraktığını açıkladı. Müzik ve seslerin, kişilerin kalp ritmini düşürdüğünü ve sakinleştirdiğini de ekledi.

ASMR videoları genellikle kamera karşısına geçen bir kişinin fısıltıyla ve çok yavaş konuşarak, yavaş el ve vücut hareketleri ile salınarak, zaman zaman mikrofona yaklaşıp yemek sesleri ya da eşyalara elleme sesleriyle oluşturulur. Tırnaklarını nesneler üzerine vurarak ses çıkartma, yumuşak veya sert yüzeylere dokunma, dergi veya kitap sayfalarını çevirme gibi akla gelebilecek türlü nesnenin yüksek kaliteli mikrofonlarla kayıt edilen içerikler de bulunmaktadır.

Ses duyarlılığı sendromu

Seçici ses duyarlılığı sendromu olarak da adlandırılan Mizofoni bazı seslerin duygusal veya fizyolojik tepkileri tetiklediği bir duygu durum bozukluğudur. Bu kişiler, bazı seslere aşırı ve çoğu zaman duygusal bir şekilde tepki verirler. Bir nefes alışveriş, bir çiğneme sesi çoğu zaman bu kişileri rahatsız etmek için yeterlidir.

Kişi, bu durumu engellemek için dış sesleri tamamen engelleyen kulaklıklar kullansa da sesleri duymaya devam eder. Ancak sesler yalnızca başka bir kişi tarafından üretildiğinde rahatsız eder.

Kişi kendi çıkardığı seslerden rahatsızlık duymaz.

ASMR’ın hayatımıza girişi

ASMR, hayatımıza 2007 yılında bir kadının ASMR ile ilgili deneyimini bir tartışma forumunda anlatması ile girdi. O zamanlar, bu garip fenomen için bir isim yoktu. Ancak 2010 yılına gelindiğinde, Jennifer Allen adında bir başka kadın bu deneyime adını verdi. O günden beri de Youtube’da bir ASMR patlaması yaşandı.

Günümüzde hemen her ülkede yüzlerce ASMR YouTuber’ı var. Bu kişilerin bir çoğunun da önemli miktarda takipçisi mevcut. Binlerce videoda ise farklı nesnenin yarattığı garip tıklamalar, hışırtılar ve sürtünme seslerini yayımlıyorlar. Ayrıca iddia edilene göre fısıldama, en yaygın tetikleyici. Bu yüzden videoların çoğunda düşük seviyeli tonlar duyuluyor.

Mizofoni ses algılama sorunu mu?

Odyologlar Margaret ve Pawel Jastreboff ise 2001 yılında mizofoniyi tanımladı. Durumun, kulak çınlaması gibi bir ses algılama sorunu olduğunu öne sürdüler.

Ardından 2014 yılında Güney Florida Üniversitesindeki doktorlar mizofoni için bir ölçek geliştirdi. Bu ölçek, hastanın semptomlarını ve durumunun ciddiyetini inceliyor. Sonuç yüksek çıkarsa, hastanın bu semptomlarla başa çıkması için bilişsel davranışçı terapisi gibi profesyonel tedavilere ihtiyacı olduğu anlaşılıyor.

İkisi de hayatımıza yakın zamanda dahil olmuş ve üzerinde yeterince araştırma yapılmamış fenomenler. Ancak birçok kişi temelde bu ikilinin birbiri ile bağlantılı olduğunu düşünüyor.

Mizofonili insanlar belirli sesler duyduklarında kalp atış hızları yükseliyor; ASMR’li kişiler tetiklendiğinde, nabız düşüyor. Her iki grubun da parmak uçları terliyor ve psikologlar bunu sinir sistemi uyarılmasının bir ölçüsü olarak görüyor. Kısacası her iki deneyim de sesi deneyimleme şeklimiz hakkındaki bazı gerçekleri ortaya koyuyor.