İstifleme bozukluğu nedir?

İstifleme bozukluğu nedir?

Bursa’da yaşanan çöp ev olayının ardından istifçilik konusu yeniden gündeme geldi. Amerikan Psikiyatri Derneği’nin araştırmasına göre dünya nüfusunun yüzde 2,6’sı istifleme bozukluğundan muzdarip. Uzmanlar psikoterapinin önemine dikkati çekiyor.

Karton kutular, eski gazeteler, boş kavanozlar, evin her yerine dağılmış üst üste eşyalar. Bursa’da yaşanan çöp ev olayıyla istifçilik yeniden gündeme geldi. 

Amerikan Psikiyatri Birliği’nin istifleme bozukluğu araştırması çarpıcı sonuçlar ortaya koyuyor.

15 milyon ABD’li muzdarip

Buna göre, Amerika Birleşik Devletleri’nde 15 milyonu aşkın kişi istifleme bozukluğundan muzdarip.

Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Doktor Selçuk Aslan, çok farklı eşyaların biriktirildiğini vurgulayarak, " Eski poşetler, eski kavanozlar, bütün bunların aslında işlevsiz bir şekilde biriktirilmesi haline biz istiflemecilik bozukluğu diyoruz" dedi

Bu bozukluk, dünya nüfusunun en az yüzde 2,6’sını etkiliyor.

Araştırmalar, vakaların yarısından fazlasında sorunun 11 ile 20 yaşları arasında ortaya çıktığını gösteriyor. Uzmanlara göre karar vermede zorlanma, mükemmeliyetçilik ve erteleme gibi bazı kişilik özelliklerinin bir araya gelmesi, bir bireyi istifçilik sendromuna yatkın hale getirebiliyor.

Sorunun temeli çocuklukta

İstifleme bozukluğunun alt yapısında, çocukluk döneminde edinilen deneyimlerin geniş yer tuttuğu aktarılıyor.

Selçuk, "Çocukluk yıllarında yaşanan kıtlık, zorluklar, yoksulluk böyle dönemleri çok yaşamış, ağır yaşamış bireyler ileride varlığa kavuşunca hani aslında çok önemli olmayan şeyleri her zaman ulaşabilecekleri şeyleri sanki tekrar o çocukluk yıllarındaki zorluk dönemleri gelecekmiş gibi biriktirebilirler." dedi.

Uzmanlara göre gereksiz biriktirme alışkanlığına karşı psikoterapi önemli

İstifleme bozukluğunda psikoterapinin önemine dikkat çeken Selçuk " Bunun bir psikiyatri ya da bir klinik psikolog tarafından böyle bir sürecin yürütülmesi doğru olur. Bu süreçte ne yapıyoruz? Karşılaştırma, alıştırma, maruz bırakma terapileri yapıyoruz. Diyoruz ki bu objeye ihtiyacın var mı yok mu? Bunu bir değerlendirelim. Şimdi bununla bir gün ayrı kalmaya ne dersiniz?" dedi.